Yazı Detayı
07 Nisan 2022 - Perşembe 11:27
 
TÜRKİYE'DE İNŞAAT MÜHENDİSLERİ 2. BÖLÜM
BURAK YEŞİL
duzceanaliz
 
 

Türkiye’de İnşaat Mühendisleri

28 Ekim 2021 tarihli yazının devamı…

İnşaat mühendisi ise 7-8 ders alarak yapı öğretmeni olabiliyor muydu? Yani bahsedilen şekilde herhangi bir mühendis, alanına karşılık gelen bir teknik öğretmen olabiliyor muydu? Tabi ki hayır. Böyle bir imkân maalesef mühendislere tanınmadı.

Bu süreç sonunda sektörde binlerce inşaat mühendisi ve inşaat teknikeri ortaya çıktı. Bunların nicelik bakımından ülke ihtiyaçlarının çok üzerinde olmasının yanında nitelik sorunları da artık yüksek sesle tartışılmaya başlandı.

Diğer taraftan birçok sektörde de olan, başını inşaat sektörünün çektiği nitelikli işçi sorunu ortaya çıkmaya başladı. Çünkü, altyapısı yetersiz olmasına rağmen hemen hemen isteyen herkes inşaat mühendisi ya da inşaat teknikeri olabiliyordu. İnşaat mühendisliği için YÖK’ün getirdiği 300.000- sıralama sınırı da buna çözüm olamamıştı.

Çözüm mü?

Aslında çözüm basit! Birkaç dokunuşla bu sorun azaltılabilir durumda. Kitabın ortasından konuşmak gerekirse;

Öncelikle her üniversitede inşaat mühendisliği bölümlerinin açılmasının çok doğru olmadığı gayet açık. Çünkü neredeyse her yere inşaat mühendisliği bölümü açıldığında bunların laboratuvar alt yapısını sağlamak, bu altyapıları güncel tutmak, nicelik bakımından yeterli nitelikli akademisyenleri bulmak ve yetiştirmek gibi birçok problem oluşmaktadır. Bu durum dikkate alındığında Ülke genelindeki İnşaat mühendisliği bölümlerinin sayısı derhal azaltılmalıdır.

Devamında ise, inşaat mühendisliği bölümlerinin kontenjanları en az 70 oranında düşürülmelidir. Ayrıca İnşaat mühendisliği için YÖK’ün getirdiği 300.000 sıralama sınırının aşağılara çekilerek 80.000 seviyelerine getirilmesi yani sıralaması 80.000’in üzerinde olanların inşaat mühendisliği bölümünü seçememesi, inşaat mühendisi olamaması gerekmektedir. Kaliteliği eğitim ve öğretimin sağlanmasının bir diğer yolu da budur.

Bitti mi tabi ki hayır!

Geriye kalan inşaat mühendisliği bölümlerin de ise gerek Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) ve TÜBİTAK projeleri geliştirerek gerekse de sektör yani dış paydaş destekli altyapının iyileştirilmesi sağlanmalıdır. Neredeyse 7 Anabilim Dalı (Yapı, Geoteknik, Ulaştırma, Hidrolik, Mekanik, Yapı Malzemesi, Yapı İşletmesi) bulunan İnşaat Mühendisliğinde laboratuvar gereksinimi oldukça önemli olup bunların olmadığı ya da yetersiz olduğu yerden mezun bir kişiye inşaat mühendisi demek, bu mesleği iyi icra etmesini beklemek çok doğru olmayacaktır.

Deprem kuşağındaki ülkemizde büyük depremler sonucunda acı tablolarla karşılaşılmaması için başta konutlarımızı inşa eden inşaat mühendislerine ve onları yetiştiren İnşaat Mühendisliği Bölümlerine ayrıca önem verilmesi gerekmez mi? Büyük depremlerden sonra hatırlamayı ve belli süre sonra unutmayı ne zaman bırakacağız?

Özetlemek gerekirse;

Evet eğitim şart. Ancak eğitimin nasıl bir eğitim olduğu daha da önemli bir konu. Bunu önemsemediğimiz, göz ardı ettiğimiz zaman sonuçları acı olmaktadır/olacaktır. Elinde birkaç üniversitenin/bölümün birkaç diplomasıyla dolaşan, nitelik bakımından ciddi sorunları olan, bir kitle ile baş başa kalmak kaçınılmaz sondur!

Unutmayın ki niteliksiz eğitim almış kişi, hiç eğitim almayan kişiden daha tehlikelidir.

Sağlıcakla kalın…

 

 

Burak YEŞİL (Öğretim Gör.)

İnşaat Yüksek Mühendisi

 
Etiketler: TÜRKİYE'DE, İNŞAAT, MÜHENDİSLERİ, 2., BÖLÜM,
Yorumlar
Haber Yazılımı